Toprak Surmeyi Neden Birakmaliyiz!
Eskilerden kalan ”iki sürme bir Sulama eder” Sözünün eskide kaldığını size duyurmak istiyoruz.
Bu makalede toprağı sürmenin şehre deprem gelmesiyle aynı olduğunu anlatmaya çalışacağız. Hemen söze girmek gerekirse Tarım yaparken Ana Hedefimiz verimlilikten yola çıkıyoruz. Bir toprağın verimli olması demek üzerinde yetistirdiğmiz ürünlerin verimli olması demek. Bunun için zaten konumuz meyvecilikse kaliteli fidan alarak yola çıktığımız için sırada Fidanlarımızın iyi beslenmesi ve bakılması vardır. Bitkilerimizi gübre ile besleriz peki ya biz beslediğimizi zannederken acaba bitki o besinlerin ne kadarını alabilir? Toprağın kimyasal yapısına girmeden diyebilirim ki O Toprağın Organik Madde oranı %2 ise ki bu ideal orandır Bitkimiz verilen besin maddelerini rahatlıkla alabilir.
İşte şimdi konumuza geldik, Toprağın organik madde oranı bizim icin cok önemlidir. Organik madde oranını yükseltmek icin günüzde Organik gübrelere para vermeye basladık ondan sonra Mikorizalı (Mikro organizmalı) gübrelerden bahsedilmeye başlandı. Aslında bu hareketler topraktan zamanında yanlış uygulamalarla (Bilinçsiz Kimyasal gübre uygulanması gibi) eksilmeye başlayan faydalı etmenleri farklı yollardan toprağa döndürme çabasıdır.
Toprağı sürme konusuna gelince, toprakta gözümüze hoş görünmeyen otlar toprağın derinliklerine doğru kök salmaya başladılar. Aslında toprakta hava boşlukları açmaya başladılar. Sonra oraya böcekleri, mantarları, bakterileri, nematodları çağırmaya başladılar. Birçok mikroorganizma gelişmeye başladı. Toprakta yağmur sular
ı tutulmaya başladı. Özetle bir komun sistem bir habitat başladı. Böcekler toprakta dolaştı yeni havalandırma kanalları açtı, böcekler toprakta öldü yeni bakteriler, yeni mantarlar türemeye başladı. Bütün bu MikroOrganizmalar bizim Kara toprağımıza hayat getirmeye başladı aslında. Hele ot diye geçtiğimiz baklagiller gibi, yonca gibi havadan Azot yakalamaya başladılarsa ordaki zenginliği siz düşünün.
Yukarıda yağmur suyunu tutmasından bahsederken, toprak yüzeyinde kaymak tabakası oluşturmaması, don problemlerine karşı koruması ve buharlaşma ile su kaybını önlediğini de hatırlatmak gerekir.
Konu hakkındaki dezavantajları düşünürken Zararlı Böceklerle mücadelenin nasıl olacağını cevaplayamamıştım. Zararlıların yumurtalarını bu sisteme bırakarak üremesi olur muydu acaba. Bu soruya cavabımı BioGlobal firmasının Tayland´da düzenlediği seminerde Hintli Kan Biosys firmasının uzmanı açıklık getirdi. Firma uzmanı Sandeepa Kanitkar, Hindistan´daki uzun yıllardır Bioteknoloji ve organik tarım üzerindeki tecrübelerinden doğada kurulan bu doğal denge sayesinde zararlıların dahi sistem tarafından etkisiz hale geleceğini bize açıkladı.
Özetlemek gerekirse doğa kendi düzenini kendi faydasına en iyi şekilde kurduktan sonra, insanoğlu gereksiz müdahalelerle bu dengeyi bozmamasına dikkat etmeliyiz.
